Kayıtlar

Ekim, 2017 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Koselig

Resim
Koyu karanlığa karşı mum ışığında... Koselig. 
İçini üşütenlerden elini sıcacık tutanlara vardığında... Koselig.
Sessizlik, yalnızlık, uzaklık gözünü korkutmadığında... Koselig. 

Anaokulu çalışanı oldum!

Resim
Oslo'ya taşındığımızdan beri çok da geciktirmeden bir işe başlamak istiyordum. Üniversitenin yaz okulunda B1 seviyesinde Norveççe öğrendikten sonra "bana göre ne var?" diye bakınmaya başladım. Çatır çatır Norveççe konuşmadan hangi işleri yapabilirdim? Yoksa yalnızca İngilizcenin yeterli olabildiği garsonluk işlerine mi baksaydım? Amaç yalnızca bir iş bulmak değil, bir yandan da topluma dahil olmak, sınıfta öğrendiğim dili çat pat da olsa konuşmaya başlamaktı.

Norveç'in iş bulma kurumu diyebileceğimiz NAV'ın sitesinden kendime bir profil oluşturdum ve birkaç garsonluk ilanına yürüdüm. Tık yok. Sabah 4 ile 8 arasında ekmeklere tereyağ sürme işinin de "bir büyüktür sıfır" felsefeme uyabileceğini kendime kabul ettirmeye çalışıyordum kiii
Beyimin yıllar evvelinden aynı koroda şarkı söylediği kişinin bizim mahalledeki anaokulunda çalıştığını hatırlaması üzerine telefon açıldı ve görüşmeye çağrıldım. İyi mi kötü mü geçtiğini anlamadığım, hastalıktan salya sümü…

Geciş dönemi sancısı olabilir mi?

Resim
"Alıştın mı oralara?" sorusu, yolculuğunuzun üstünü örtmesin. Yenilikler, ve hatta en güzelleri bile insanı zaman zaman allak bullak edebiliyor. Geçiş dönemi stresi deniyor buna. Bu bloga başladığımdan beri yaşadığım, yeni dünyalara adım atmanın verdiği bir çırpınma hâli. Dönüşümünü kolay kolay paylaşamadığından seni yalnız hissettirebilir. Hemen "alışmaya" zorlama kendini, içindeki kaosa şefkat göster.

Yeni dünyalarımızda hayatta kalma stratejilerimizi toplama fikri tam da bu sebeple ortaya çıktı zaten. Geçiş dönemi sancısının Gurbet Veri Bankası.

Allah'ın İbnesi: İçimdeki bu nefret nereden geliyor?

Resim
"Yıl olmuş 2017, haklarımın korunduğu Norveç gibi bir ülkede, sokakta yürürken erkek arkadaşımla el ele tutuşunca neden mideme kramplar giriyor?" Gazeteci Gisle A. Gjevestad Agledahl, Norveç'in devlet kanalı NRK için hazırladığı Jævla Homo (Allah'ın İbnesi) adlı beş bölümlük belgeselde bu sorunun yanıtını arıyor.  Allah'ın İbnesi, mücadelenin bittiği düşünülen yerlerde bile ne kadar utanç ve korkunun biriktiğini, homofobinin eşcinseller de dahil olmak üzere herkesin içine işlediğini göstermesi açısından ilginç bir yapım. Giderek yaygınlık kazanmaya başlayan bir tarzda, uzmanın fikrinden değil de öznenin deneyiminden yola çıkan ama gazetecilik yaptığını da unutmayan, "halktan" bir belgesel var karşımızda. Gisle "ben aslında sizden biri olmak istemiyordum" deme dürüstlüğünü gösterirken o çok korktuğu bizin sandığı kadar tek-vücut olmadığını gösteriyor. 
Tipik gey?
Belgeselin ilk bölümü "Utanç", insanlara cinsel yönelimlerine göre biçtiğ…